Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kekemelikte Kontrol Kaybı...
#1
Merhaba arkadaşlar,
tanınmış ve kekeme olan Alman bir kekemelik terapisti diyor ki:
Alıntı: Her bir kekemelik olayı bir çeşit kontrol kaybıdır.
Bu ifadeyi nasıl yorumluyorsunuz? Doğru mu, yanlış mı?
Bakalım bizim feysteki arkadaşlar bu cümleyi nasıl yorumlamış...
Bahri demiş ki:Yani bilinçsizce yapılan bir şey mi veya istem dışı mi bence doğru
Ibrahim demiş ki:İnsan konuşmasını kontrol altına almalı o zmn kontrol altına alırkende yavaş sakin mi? Konuşmak gerek???
Yasin demiş ki:Bence doğru Petra Hanım. Nefes, heyecan ve zihin kontrol dışı oluyor. Normal zamanlarda kontrol bizde olduğu için takılmıyoruz ama gerginlik olduğu zaman kontrol dışı hareketler yapıyoruz. Kekemelik anında ağzımızı kilitlemesek nefesimizi o kadar tutmasak böyle olmayacak.
Ugur demiş ki:Bence şunu ifade etmiş: İnsan kekelememek için kendini sürekli kontrol eder hadi daha iyi konuşacağım kekelemeyecegim diye ama kekeler ve kontrol kaybolur. Halbuki rahat rahat kekelese kendisini kontrol etmesine gerek kalmaz ve kontrol kaybıda yaşamaz.
Onur demiş ki:Bence kontrol etmek icin asiri duyarlilasmak kekelemeye sebep oluyor
Yildiray demiş ki:Katılıyorum. kontrol kaybı yaşadıgımıza inanıyorum.
PetraS demiş ki:Kontrol kaybı derken...? Biz bunu geçen sene Alman grubumuzda çok uzun tartıştık. Ama kontrol kaybı adı altında herkes farklı bir şey anlıyor. İşin kötüsü kontrol kaybı kekemelik terapisinde çok önemli bir kavram. Öyleyse SİZ ŞAHSİ olarak kendi yaşadığınız kontrol kaybını diyelim kekeme olmayan birine nasıl tarif edersiniz?
Yildiray demiş ki:üzerimde bir karabasan konuşmamı engelliyor. Ağzımı eliyle kapatmış.
Metin demiş ki:Doğru demiş birçeşit kontrol kaybıdır..duyarsızlaşma derecesine göre kontrol kaybı azalıp artar bence..bazısı aşırı kaygı seviyesi ile direksiyonu hiç kontrol edemez, bazısı sıfıra yakın kaygı ile arada bir yağmurlu karlı yolda direksiyonu kontrol edemez..
Ercan demiş ki:Kekemelik kendi içinde birçok conflict (çatışma) içeriyor. Gizemli tarafı da burada aslında. Akıcı olmak için kontrollü olmaya çalıştıkça duyarlı hale geliyorsun. Duyarsızlaşayım deyip hiç umursamadıkça acaba ben kekemelikle ilgili üzerime düşenleri yapmıyormuyum diyorsun. Benim kendi kekemeliğimle iligli felsefem şu DUYARSIZLAŞMAM LAZIM; Kekeleme ihtimallerime karşı (ki bu olabilir, bununla ilgili tolera payım var) etrafın reaksiyonlarına karşı hiçbir şekilde olumsuz duygu durumu yaşamamak için ..AKICI OLMAM LAZIM, Ama kekemeliğimi kontrol etmek veya kekelememek için değil. Kekemeliğimin ötesinde iyi bir hatip ve kişisel gelişimim için...Çünkü kekelememek için akıcı olmaya çalışmak kekelemeye karşı tekrar seni duyarlı hale getiriyor. O yüzden beyni trciklerle kandırma yoluna gitmek lazım. Tabi bunun beyne çaktırmadan.. Beyin kandırılıldığını anlyaınca yine duyarlı hale geliyor Smile ..O yüzden kandırıldığını hissettirmeden yönetmeye çalışmak.. Gizli ajandanı göstermeden, gizli ajandaki hedeflerini gerçekleştirmek gibi..
Yasin demiş ki:Kontrolsüz güç, güç değildir böyle yorumlamış ustad
Ismail demiş ki:Bence de dogru, mantikli. Kontrol edebilsek (nefes,heyecan,korku,endise,kaygi vs.) hersey minimum düzeyde farkli olurdu.
Levent demiş ki:kelimeye takıldım ben......kayıp değince ..kontrolun varlığını mutlak kabul etmiş oluyoruz..........bu sonradan olan kekemeler için var olan bir kontrolun kaybı olarak.....geçerli olabilir......ama doğuştan olanlar için tanım yerine oturmuyor......itiraz kontrola değil.....belki şöyle olsa.......Kontrol bozukluğu.....kontrol sorunu......kontrol zorluğu.....gibi........kontrol edilebilmenin içinde bir çok etken olduğundan.....kontrol zorluğu oluşmasına da birçok etken sebep olabilir........sanki böyle daha uygun bir anlatım olurmuş.......
Yusuf demiş ki:Aynen katılıyorum
Yorumlarınız için teşekkürler.
Değişik fikirleriniz, değişik anlayışlarınız bu kavramı çok farklı yorumladığınızı, belki de yaşadığınız farklı bir gerçekten kaynaklı farklı sonuçlara vardığınızı gösteriyor. Bu konuyu daha çok ele alacağız. Öncelikle kontrol kaybı için size bir iki örnek vereyim:

Örnek 1
Masada oturuyor, bilgisayarımla yazı yazıyorum. İki bacağımı da üst üste atmışım. O arada bir ayağımın uyuştuğunu hiç fark etmedim. Bakıyorum ki çayım kalmamış. Kalkıp mutfaktan çay almak istiyorum. Ayağa kalkıyorum ki uyuşmuş ayağım tutmuyor, düşecek gibi oluyorum, son anda elimi de bacağıma destek olarak tutarak kendimi zar zor ayakta tutuyorum. Kekemelikle kıyaslanabilir mi?

Örnek 2
Bisikletle yolda gidiyorum. Kıyıda düz bir yol, hava da gayet güzel, biraz dalıyorum. Aniden bisikletin tekeri bir taşa çarpıyor, direksiyon sallanıyor, zor bela düzeltiyorum ki düşmeyeyim. Kekemelikle kıyaslanabilir mi?

Örnek 3
Arkadaşlar rakı getirmiş, içiyorsunuz. İçe içe kafayı buluyorsunuz. En sonunda kendini evde buluyorsun, nasıl eve geldim diye kendi kendine soruyorsun. Böyle bir kontrol kaybı mı? Kekemelikle kıyaslanabilir mi?

Yoksa sizin kekemelikte kontrol kaybı adı altında anladığınız şey başka mıdır?
Bakın; örnek 1'de ben kendi ayağıma hakim olamıyorum. Yani benim bir parçam olan bir uzuv benim kontrolümün dışına çıkıyor.
Örnek 2'de ise bisiklet kontrolün dışına çıkıyor. Bisiklet benim yönettiğim bir şey ama benim bir parçam değil.
Örnek 3'te resmen şuurunuzu kaybediyorsunuz. Hiçbir şeyin farkında değilsiniz.

Hangi örnek kekemeliğe benziyor? Nasıl hissediyorsunuz kekemeliği?
Kekemeliğimizde değişiklik yaratmak istiyorsak, modifikasyon yapmak istiyorsak kekemeliğimizi tanıyıp tanımlamamız lazım. Nedir sizin yaşadığınız durum?

Siz kekemelik adı altında yaşadığınız durumu kekeme olmayan bir insana izah etmek istediğiniz zaman bunu nasıl izah edersiniz?
Haydi biraz kafa yorun ve kendi yaşadığınız kontrol kaybını izah edin. Yukarıda adı geçen arkadaşlardan merakla cevaplarını bekliyorum.
(Bunu benim için yapmıyorsunuz, bundan siz faydalanacaksınız.)
Petra
#kekelemek #kekemelik #vanriper
#2
bende genelde kontrol kaybı yaşadığım zaman kekeliyorum cok nadir söyliyecegım seyi cok iyi bildiğim halde söyliyemedigim olmuştur yani kekeledigim bazen de söylemekle soylememek arasında kaliyosun bu arada kalma durumu söyledıgim zaman herhangi bir takılma olucakmi onun verdiği endişe deneyimlerim şunu gösteriyor ki bu olay sadece ve sadece beyinde bitiyor beynimize cok iyi hükmetmemiz gerekiyor stres heyecan korku vs tamamen beynimizde kurduğumuz düşüncelerden ibaret
#3
Merhaba,hersey beyinde başlıyor, yine orada bitiyor.Ben şu kelimede takilacagim diyorsan,aynen takiliyorsun.Çünkü beyin beyefendisi öyle emretti.Ama şunu rahatlıkla soyleleyebilirim,yaş ilerledikçe kekeleme azaluyor
#4
Şu şekilde bir örneği iki farklı senaryoda vererek açıklamak istiyorum: İlk önce, bir futbolcuya havadan top geliyor ve kaleciyle karşı karşıya... topu kontrol edememe ve bu önemli fırsatı kaçırma endişesinden dolayı heyecana kapılıyor ve yanlış adım atarak, havadan gelen topu kontrol edemiyor ve hatta topu kontrol edeyim derken yere düşüyor. İkinci olarak aynı senaryoda bu sefer futbolcu heyecandan değil de, ayağının altındaki çimenin azizliğinden (ayağı çimene takılıyor) kontrolünü kaybedip yere düşüyor. Bana göreyse, bu iki örnek kekemelik için kesinlikle bir cevap olamazlar, bence kekemelik bu iki örneğin karışımı bir şey. Yani; örneği şu şekilde verirsem, kekemeliğe daha uygun olacağını düşünüyorum: Top havadan geliyor ve futbolcu heyecandan dolayı herhangi bir kontrol kaybı yaşamıyor ama topa yönelirken ayağı çimene takılıyor, fakat gerçekte buna rağmen tekrar düşmeden topu kontrol edebilecekken, ayağı çimene takıldığından dolayı heyecanı bu sefer onun kontrol kaybı yaşamasına ve düşüp topu kontrol edememesine sebep oluyor. İşte, kekemelik bu.


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi