Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kekemelik ve korku hikayesi nasıl besleniyor?
#1
Merhaba arkadaşlar,
Kekemeliğin nedenleri incelendiğinde halk arasında en yaygın olan teori kekemliğin korkudan kaynaklandığı varsayımıdır.
Hemen hemen her kekeme 'küçükken şu veya bu şekilde korkmuşum da kekeme olmuşum' diyor.
Ama bunun gerçek payı ne kadardır?

Bir kere bugün yetişkin olan kekemelere soracak olursak - eminim - pek kimse o korkulu anı hatırlayamayacaktır.
Aile içerisinde bu hikaye anlatılıyor (işte köpekten korktu, yılan gördü korktu, az daha araba çarpacaktı vs. ) ve kekeme olan birey bu anlatım ile büyüdüğü için hiçbir şekilde bunu sorgulamıyor. Nasılsa HER kekeme korkudan sonra kekeme olmuştur.

Ama korku gerçekten kekemeliğin sebebi midir?
Tersini soralım. Hiç korku yaşamamış bir çocuk var mıdır? Muhtemelen yoktur.
Peki aynı korkulu anı birlikte yaşayan bir ailede (diyelim deprem korkusu, sel korkusu) neden bir çocuk kekeme oluyor da neden kardeşi veya amcasının oğlu kekelemeye başlamıyor? Neden ikiz kardeşlerinde (tek yumurta) ikisi de kekelemeye başlıyor?
Neden sevgi dolu bir ortamda büyüyen ve evde hiç dayak yemeyen bir çocuk bir günden diğerine kekelemeye başlıyor da evde şiddet gören, babasından dedesinden müthiş korkan bir çocuk bülbül gibi konuşabiliyor?

Bütün bunlar gösteriyor ki kekemelik daha karmaşık bir olgudur.
Bu nedenle kekemeliğe YATKINLIKtan bahsediyoruz.

Bugün uzmanlar da psikolojik stresin (bu illa ki korku olmak zorunda değildir, bir yakının ölmesi veya bir kardeşin doğması da olabilir) kekemeliği tetikleyebildiğini söylüyorlar. Ama kekemeliğin altyapısı anadan doğma çocukta mevcut ve çoğu bireyde genetiktir. (Belli bir genden şüpheleniliyor, araştırmalar devam ediyor)
Kekemelerin %70 kadarının kekeme olan yakın akrabaları olduğu bunun açık bir kanıtıdır.
Halk arasında 'amcasını taklit etti de kekeme oldu' gibi hikayeler geçse de amcasını yurtdışında yaşadığı için hiç görmemiş 3-4 yaşında bir çocuk nasıl amcasını taklit edebilir?
Kaldı ki bir çocuk kekeleyen bir kişiyi taklit etse de her an tekrar normal konuşmaya devam edebilir.
Çünkü o da iyi araştırılmış bir konu: KEKEMELİK TAKLİTLE GEÇMEZ!

Gerçek şu ki kekemeliğin sebepleri (öğretideki tabiriyle) multifaktöryeldir (çoklu faktörlere bağlıdır).
Genetik altyapı (beyin yapısı) + tetikleyici unsur(lar).

Birçok aile (buna defalarca facebook grubumuzda bizzat tanık olduk) çocuğun aniden (bir günden diğer güne) hiçbir bariz sebep olmadan kekelemeye başladığını yazıyor ve bizden fikir soruyor.

İnanın yorumlarda ilk sorulan soru: acaba bir şeyden mi korktu?
O anne veya baba 'yemin ediyorum bir şeyden korkmadı' da dese ısrarla 'bir araştır' diyenler oluyor.
Ya da yine bir anne veya baba, çocuğun aniden kekelemeye başladığını ve psikiyatriste götürdüklerini anlatıyor.
Psikiyatristin de ilk sorusu neymiş? 'Acaba bir şeyden mi korktu?'

İşte 'kekemelik korkudan kaynaklanıyor' hikayesi bu şekilde sürekli besleniyor.
Maalesef çocuk doktorları da psikiyatristler gibi kekemelik konusunda uzman değiller. Bundan dolayı olacak ki halk arasında ne anlatılıyorsa onlar da bunun doğruluğuna inanıyorlar.

Kekemelik konusunda en fazla bilgi sahibi olanlar uzman dil ve konuşma terapistleridir.
O yüzden muhatap alınacak kişiler de onlardır.

Şimdi kendi kekemeliğinizin başlangıç noktasına geri dönelim?
Hakikaten korktuğunuzu hatırlıyor musunuz? Yoksa anne-babanızdan, aileden, sülaleden mi duydunuz?
Kekeme bir amcanız, abiniz, halanız vs. var mı? Yoksa dikkat etmediniz mi? Belki duraksayarak konuşan amcanızın oğlunda da kekemelik var ama onu kekemelik olarak algılamadınız?

Sonuçta neden kekelemeye başladığınız hiç önemli değildir.
Kekeme olarak yalnız değilsiniz. İnsanlığın %1'i kekemedir.
Kekemelik etnik köken, dini inanç, dil, kültür, yurttaşlık dinlemez, dünyanın her tarafında vardır.

Ama kekemelere olan yaklaşım ülkeden ülkeye değişiyor, özellikle de genel kültür ve eğitim seviyesine bağlıdır.
Kekemelere olan bakış açısını değiştirmeyi ise kekemelerin kendileri dışında hiç kimse başaramaz!
O yüzden bu forumu ve diğer sosyal medya kanallarını kurduk.
Gelin ve bize katılın, siz de farkındalık çalışmalarına katkıda bulunun, eski önyargıları kıralım!

Sevgilerle
#kekelemek #kekemelik #vanriper
#2
(14/12/2019, 15:24)PetraS demiş ki: Merhaba arkadaşlar,
Kekemeliğin nedenleri incelendiğinde halk arasında en yaygın olan teori kekemliğin korkudan kaynaklandığı varsayımıdır.
Hemen hemen her kekeme 'küçükken şu veya bu şekilde korkmuşum da kekeme olmuşum' diyor.
Ama bunun gerçek payı ne kadardır?

Bir kere bugün yetişkin olan kekemelere soracak olursak - eminim - pek kimse o korkulu anı hatırlayamayacaktır.
Aile içerisinde bu hikaye anlatılıyor (işte köpekten korktu, yılan gördü korktu, az daha araba çarpacaktı vs. ) ve kekeme olan birey bu anlatım ile büyüdüğü için hiçbir şekilde bunu sorgulamıyor. Nasılsa HER kekeme korkudan sonra kekeme olmuştur.

Ama korku gerçekten kekemeliğin sebebi midir?
Tersini soralım. Hiç korku yaşamamış bir çocuk var mıdır? Muhtemelen yoktur.
Peki aynı korkulu anı birlikte yaşayan bir ailede (diyelim deprem korkusu, sel korkusu) neden bir çocuk kekeme oluyor da neden kardeşi veya amcasının oğlu kekelemeye başlamıyor? Neden ikiz kardeşlerinde (tek yumurta) ikisi de kekelemeye başlıyor?
Neden sevgi dolu bir ortamda büyüyen ve evde hiç dayak yemeyen bir çocuk bir günden diğerine kekelemeye başlıyor da evde şiddet gören, babasından dedesinden müthiş korkan bir çocuk bülbül gibi konuşabiliyor?

Bütün bunlar gösteriyor ki kekemelik daha karmaşık bir olgudur.
Bu nedenle kekemeliğe YATKINLIKtan bahsediyoruz.

Bugün uzmanlar da psikolojik stresin (bu illa ki korku olmak zorunda değildir, bir yakının ölmesi veya bir kardeşin doğması da olabilir) kekemeliği tetikleyebildiğini söylüyorlar. Ama kekemeliğin altyapısı anadan doğma çocukta mevcut ve çoğu bireyde genetiktir. (Belli bir genden şüpheleniliyor, araştırmalar devam ediyor)
Kekemelerin %70 kadarının kekeme olan yakın akrabaları olduğu bunun açık bir kanıtıdır.
Halk arasında 'amcasını taklit etti de kekeme oldu' gibi hikayeler geçse de amcasını yurtdışında yaşadığı için hiç görmemiş 3-4 yaşında bir çocuk nasıl amcasını taklit edebilir?
Kaldı ki bir çocuk kekeleyen bir kişiyi taklit etse de her an tekrar normal konuşmaya devam edebilir.
Çünkü o da iyi araştırılmış bir konu: KEKEMELİK TAKLİTLE GEÇMEZ!

Gerçek şu ki kekemeliğin sebepleri (öğretideki tabiriyle) multifaktöryeldir (çoklu faktörlere bağlıdır).
Genetik altyapı (beyin yapısı) + tetikleyici unsur(lar).

Birçok aile (buna defalarca facebook grubumuzda bizzat tanık olduk) çocuğun aniden (bir günden diğer güne) hiçbir bariz sebep olmadan kekelemeye başladığını yazıyor ve bizden fikir soruyor.

İnanın yorumlarda ilk sorulan soru: acaba bir şeyden mi korktu?
O anne veya baba 'yemin ediyorum bir şeyden korkmadı' da dese ısrarla 'bir araştır' diyenler oluyor.
Ya da yine bir anne veya baba, çocuğun aniden kekelemeye başladığını ve psikiyatriste götürdüklerini anlatıyor.
Psikiyatristin de ilk sorusu neymiş? 'Acaba bir şeyden mi korktu?'

İşte 'kekemelik korkudan kaynaklanıyor' hikayesi bu şekilde sürekli besleniyor.
Maalesef çocuk doktorları da psikiyatristler gibi kekemelik konusunda uzman değiller. Bundan dolayı olacak ki halk arasında ne anlatılıyorsa onlar da bunun doğruluğuna inanıyorlar.

Kekemelik konusunda en fazla bilgi sahibi olanlar uzman dil ve konuşma terapistleridir.
O yüzden muhatap alınacak kişiler de onlardır.

Şimdi kendi kekemeliğinizin başlangıç noktasına geri dönelim?
Hakikaten korktuğunuzu hatırlıyor musunuz? Yoksa anne-babanızdan, aileden, sülaleden mi duydunuz?
Kekeme bir amcanız, abiniz, halanız vs. var mı? Yoksa dikkat etmediniz mi? Belki duraksayarak konuşan amcanızın oğlunda da kekemelik var ama onu kekemelik olarak algılamadınız?

Sonuçta neden kekelemeye başladığınız hiç önemli değildir.
Kekeme olarak yalnız değilsiniz. İnsanlığın %1'i kekemedir.
Kekemelik etnik köken, dini inanç, dil, kültür, yurttaşlık dinlemez, dünyanın her tarafında vardır.

Ama kekemelere olan yaklaşım ülkeden ülkeye değişiyor, özellikle de genel kültür ve eğitim seviyesine bağlıdır.
Kekemelere olan bakış açısını değiştirmeyi ise kekemelerin kendileri dışında hiç kimse başaramaz!
O yüzden bu forumu ve diğer sosyal medya kanallarını kurduk.
Gelin ve bize katılın, siz de farkındalık çalışmalarına katkıda bulunun, eski önyargıları kıralım!

Sevgilerle

asıl soru toplum neden korku ile kekemeligi bağdaştırıyor. yani nedenleri neler 
biri korkarken kekeleme olmazken digeri korkarken kekemelik başlar mantığı neden kavrayamıyor yani her korkan kekeme olmalı mantaığ yani
#3
Kekemeliğin nasıl geliştiği konusunda farklı ulusal inanışlar vardır. Türkiye'deki birçok kekeme kendi kekemeliğini bir korku olayına bağlarsa Rusya'da çoğunlukla sahipsiz bir köpek çocukların kekelemeye başlamasından sorumlu tutulur. Almanya'da herhangi bir gerekçe olmadan kekelemeye başlayan çocuklar olduğu kadar bir kardeşin doğması gibi psikolojik stres yapan bir olaydan sonra kekelemeye başlayan çocuklar da vardır.
Bilimde idiyopatik kekemelik (kendiliğinden gelişen) veya psikojenik (psikolojik strese bağlı) başlayan kekemelikten bahsediliyor.
Genel olarak yapılan tespit şu: gözle görülen bir gerekçe olsun olmasın, kekemeliğe genetik bir yatkınlığı olmayan çocuklar kekelemeye başlamaz.
Kekemeliğin hangi bağlamda başladığı ileriki bir terapinin gidişatını da etkilemez.Kekemelik deyince hemen heyecan akla gelir. Fakat heyecan, korku ve yanlış nefes alımı gibi kekemeliğin sadece bir sonucudur. Sıkça yaşanan olumsuz iletişim tecrübeleri kekeme bireyde endişe yaratır ve bu da yeniden insanların (özellikle tanımadığı, yabancı insanların veya bir topluluğun) önüne çıktığı zaman aşırı derecede heyecanlanmasına, heyecan da kekemeliğin artmasına yol açar.
İyi bir terapi sonucu heyecan tamamen sıfırlanabilir, bu da kekemeliğin önemli derecede azalmasına yol açabilir.


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi